Posted inSeyahat

PARİS LOVE :)

Bize her yer Paris 🙂

IMG_5580.JPG

 

Fransa’nın başkenti Paris Dünya’nın en turistik şehirlerinden birisi. Seine Nehri’nin iki yakasına kurulmuş olan Paris; bilim ,kültür ,sanat ,moda alanlarında Dünya’nın önde gelen merkezlerindendir. Seine Nehri Fransa’nın en önemli su yoludur. Nehir Bugonya’dan doğarak Manş Denizi’ne dökülür. Nehrin üzerinde 37 adet köprü bulunmaktadır. Bu köprülerin bazılarında binlerce asma kilit görebilirsiniz. Kilidinizi asıp dileğinizi dileyip,anahtarı nehre atarsanız bir daha Paris’e gelirsiniz. 3 tane köprüye kilit astım, bakalım sonuç ne olacak 🙂

 

EİFFEL KULESİ

IMG_5533.JPG

Paris deyince akla gelen en önemli bina Eiffel Kulesi 🙂

Eiffel Kulesi bazı insanlara çok ilgi çekici gelebiliyor, bazılarına ise sadece bir demir yığını,elektrik direği gibi gelebilir.Benim ilk tepkim muhteşem kusursuz devasa bir kule.Belgesellerde , filmlerde, kartpostallarda, hemen hemen her objede karşımıza çıkan Eiffel Kulesi ile karşı karşıya kalmak muhteşem bir duygu.Kuleyi bu kadar büyük hayal etmemiştim:) Özelikle akşam saatlerinde kuleye,giderseniz görsel ışık şöleniyle büyülenebilirsiniz.

Eiffel Kulesi’nin uzunluğu 324 m ağırlığı ise 10.100 tondur. Eiffel Kulesi 1887 ile 1889 yılları arasında Gustave Eiffel tarafından Fransız devriminin 100. yıl kutlamaları anısına yapılmıştır.Yapılış amacı ise Paris fuarının giriş kapısı için kullanmak.Bu devasa yapı bittikten sonra ise halkın , sanatçıların ve mimarların çok büyük eleştirisine maruz kalmıştır. Kuleyi kimse beğenmemiş, bir demir yığını olarak şehrin ortasında korkunç görünüme sahip olduğunu söylemişler.Bu kadar yoğun eleştiri sonrasında kule hakkında yıkılma kararı verilir.Ancak son anda kuleyi telgraf anteni olarak kullanma kararı alınır ve kule yıkılmaz.Son anda yıkılmaktan kurtulan Eiffel Kulesi günümüzün en meşhur yapıları arasında ilk sırada yer almaktadır.

Eiffel Kulesi içine girilen ve gezilebilen bir kuledir.Eiffel kulesi 3 kattan oluşmaktadır.Kulenin her katına çıkabilir,her katını gezebilirsiniz.Her kat farklı ücrete tabidir.Dileyenler asansörle , dileyenler de merdivenle çıkabilir.Kuleye çıktığınızda ise sizi muhteşem bir Paris manzarası karşılayacak.Fransızlar kulelerini Dünya’ya çok güzel pazarlamışlar.Kule yılın her günü , her mevsim açık. Normalde sabah 09.30 ile 23.30 saatleri arasında açık.Ancak turizmin daha yoğun olduğu Haziran-Ağustos dönemi 24-00 kadar açık.Bilet kuyruğunda saatlerce beklemek istemiyorsanız , gitmeden önce biletinizi internetten almayı unutmayın :))

 

NOTRE DAME KATEDRALİ 

IMG_5542.JPG

Burası hikayesi ve kahramanı Notre Dam ile ünlü. Katedrale Louvre’den yürüyerak ulaşabilirsiniz.Katedrale giriş ücretsiz , fakat üst kısımda bulunan hazineleri gezmek 8.5 euro . Dışarıda kapının girişinde o kadar kuyruk var ki içeri girme seçeneğini es geçeceksiniz 🙂 Yapının ihtişamı dışarıdan bile sizi büyüleyecek.İçeri girmek yerine,Katedralin hemen yanı başında bulunan kafelerden birine oturun ,kahvenizi yudumlayarak anın tadına varın.Ben öyle yaptım 🙂 Katedralin etrafında hediyelik eşya satan yerler var burada yakınlarınıza Paris’i anımsatan hediyeler alabilirsiniz. En uygun fiyatlar bu bölgede benden size tavsiye 🙂

Notre Dame Katedrali ; 12.yy da tasarlanmış ve 14. yy da tamamlanmıştır. Paris’te en çok ziyaret edilen yapılardan biri de burasıdır. Bu Katedral bir Roma Katolik kilisesidir. Günümüzde de aktif bir şekilde kullanılmaktadır. Gotik mimariden hoşlanıyorsanız bu katedrali çok beğeneceksiniz.Fransa ‘da burası O noktası olarak kabul ediliyor.Tüm sokakların ve caddelerin uzaklıkları buraya göre hesaplanıyor. Katedral 2 uzun kuleye ve oldukça etkileyici tarzda pencerelere sahip . Yapımı uzun yıllar alan bu Katedral eşşiz bir işçilik abidesidir. Fransız ihtilali sırasında ciddi yaralar alan Katedral uzun vadeli bir restorasyon çalışmasına tabi tutulmuş.Katedralin yenilenmesine Victor Hugo’nun Notre Dame de Paris adındaki kitabını yazması etkili olmuştur. Yenilenmesi 20 yıl sürmüştür.

LOUVRE MÜZESİ

IMG_5501.JPG

Dünya’nın en çok ziyaret edilen müzesi Louvre Müzesi 1793 yılında Paris’de açılan ilk devlet müzesi.İçerisinde binlerce eser bulunan müzedeki eserlerin hepsine 1 dk bile ayırsanız haftalarca içeriyi gezmeyi bitiremezsiniz 🙂 o yüzden müzenin en çok ilginizi çeken bölümünü seçip , ziyarete edebilirsiniz.

Louvre Müzesi , deyince aklımıza Da Vinci Şifresi kitabı gelir. Mona Lisa tablosuda bu müzede sergileniyor. Mona Lisa’yı görmek isterseniz devasa kalabalığı göze almanız gerekiyor. Popülerizmden fazlasıyla nasibini almış bir müze. Koca bir gününüzü alsa da buna değer diye düşünüyorsanız, Louvre Müzesi’nin girişinde çok sıra görürseniz hemen vazgeçmeyin. Diğer hiriş kapsından girmeyi deneyin. Her ayın ilk pazartesi günü ücretsiz. Salı günleri hariç her gün 16 euro karşılığında bu güzel müzeyi gezebilirsiniz.

Louvre Müzesi girişindeki piramit dikkatinizi çekecek.Belki de müzeden çok ilgiyi bu piramit çekmektedir. Bu piramidin hikayesi ise 1981 yılına dayanır. Piramit Mitterand’ın başlattığı Louvre’yi geliştirme projesi nedeni ile yapılmıştır. Piramidin üzerinde tam 666 adet pencere yer almaktadır. Ayrıca piramit müzenin üç kanadını birbirine bağlayan bir köprü vazifesi de görmektedir. Ancak gelen herkesi büyüleyen bu piramid Fransızlar tarafından hiç sevilmemektedir. Bunun nedeni ise piramidin Louvre Müzesi’nin asaletini bozduğuna inanmalarıdır.Ben ise tam aksini düşünüyorum. Piramidin yanında bir kare fotoğrafınız olmaz sa Louvre Müzesi’ne gelmiş sayılmazsınız benden söylemesi 🙂

Paris’i yazmaya devam , daha yazılacak çok yer var . Hayaller Paris , hayatlar Paris oldu 🙂


Bir cevap yazın