Posted inSeyahat

BUDAPEŞTE’DE BUDA TARAFI :)

GELLERT TEPESİ

IMG_4803.JPG

Budapeşte’nin en yüksek noktalarından. Tuna Nehri’nden 235 metre yükseklikte bulunuyor.Gellert Tepesi ismini Psikopos Gellert’den alıyor. Tarihte Hristiyanlığı kabul etmeyenler fıçılara konulup bu tepeden atılırmış.Gellert , Macarları Hristiyan inancına girmeye teşvik eder.Macarlar geleneksel şaman dinlerini korumakta direnirler.Aralarında bu yüzden savaş çıkar.Gellert Kral Stephan’ın ölümünden sonra ,bir fıçının içine konularak Tuna Nehri’ne atılır.Böylece bu tepeye Gellert’in ismi verilir.

Bu tepede, 14 metre yüksekliğinde defne dalı tutan ve barışı simgeleyen bir kadın heykeli var. Heykelin orjinalinde kadın elinde uçak tutuyormuş.Heykeltraş ölen pilot oğlunun anısına koymuş,ancak daha sonra bu defne yaprağına çevrilmiş.Bu özgürlük anıtı Budapeşte’yi Nazilerden kurtaran Sovyetler Birliği ve tüm kahramanlar anısına dikilmiş.

Aziz Mary Kilisesinde Gellert’in kemiklerinin olduğu söyleniyor.Elizabeth köprüsü Aziz Mary Klisesi ve melekleri betimleyen asma direkleri ile en dindar köprü olarak anılır.Bu kar beyaz köprünün aydınlatılması ünlü Japon aydınlatma sanatçısı Motoko tarafından yapılmış, hatta maliyeti Japonlar tarafından karşılanmış.

 

IMG_20160730_111852.jpg
Gellert Tepesi’nden Budapeşte manzarası

 

royal-palace-1515124_960_720.jpg
Royal Palace

 

 

ROYAL PALACE

Royal Palace tarihde kale , karargah , saray gibi amaçlar için kullanılmış fakat şu anda Budapeşte için Tarih Sanatlar Müzesi, Ulusal Kütüphane olarak hizmet vermektedir.Tuna Nehri’nden 60 metre yükseklikte inşa edilen bu saray Budapeşte’yi en güzel görebileceğiniz manzaralardan biri.Zincirli köprüyü geçtikten sonra finükilere binip kraliyet sarayına çıkabilirsiniz. 13 yy.da inşa edilmiş olan bu saray 3 kere tahribata uğramış,günümüze gelene kadar defalarca restorasyondan geçmiştir.Kraliyet sarayı son restorasyonunu 2. dünya savaşından sonra görmüştür. İlk önce kale olarak inşa edilmiş daha sonraki süreçte Kral Mathias tarafından saray haline getirilmiştir. Tarihte Macar Krallarının yanı sıra Osmanlı Paşalarına da ev sahipliği yapmış olan bu saraydan Tuna Nehri’ni inci gibi dizilen köprüleri izleyebilirsiniz.Sarayın içinde bulunan cafede kahvenizi yudumlayabilirsiniz.Çırağan Sarayı’nda içeceğiniz kahvenin 10/1 fiyatına bu sarayda kahvenizi içebilirsiniz :)Bu saray o kadar güzel ki bir rivayete göre Osmanlı büyükelçisi geldiğinde sarayın muazzamlığı ve zenginliğini görünce kutlama konuşmasını unutur ve sadece ‘padişah saygılarını gönderdi ‘ der . insana bildiğini aklındakini unutturacak bir manzaraya sahip yazı ayrı kışı ayrı güzel 🙂

 

IMG_7303 (1).JPG
Balıkçılar Burcu

 

 

 

BALIKÇILAR BURCU

Budapeşte’nin en iyi manzarası nerededir , en iyi fotoğraf nerede çekilir diye sorarsanız, size kumdan kaleleri andıran Balıkçılar Burcu’nu öneririm.Balıkçılar Burcu turistlerin en çok ziyaret ettikleri yerlerin başında gelir.

Balıkçılar Burcu şehrin savunmasında önemli bir yere sahip olan balıkçılar loncasını onurlandırmak için yapılmıştır.Gotik ve Barok mimarinin en güzel örnekleri inşa edilmiş.Burada 7 tane kule mevcut , bu 7 kule 7 Macar boyunu temsil ediyor.Bu eserin yapımına 1895 yılında başlanmış 1902 yılında tamamlanmış.Balıkçılar burcunun hemen yanında Kral 1. Stephan’ın heykeli bulunuyor.

 

Matthias-Kilisesi-Budapeste.jpg
Mathias Kilisesi

 

 

MATHİAS KİLİSESİ

Balıkçılar Burcunun hemen yanında bulunan kilise Mathias Kilisesi. Kale bölgesinin en önemli sembollerinden biri.Bu kiliseye Kral Mathias’ın ismi verilmiş.Kral Mathias’ın bu kilisede iki kere evlenmesi ve kilisenin genişletilmesinde yardımcı olması nedeni ile Mathias ismi verilmiş.Kilisenin yapımına 13.yyda başlanıyor , 15. yy da bitiyor.

Mathias kilisesi 700 yıllık tarihinin en zor dönemini Osmanlı işgalinde yaşıyor.1526 Mohaç Meydan Muharebesi ile Macaristan’ın büyük kısmı Osmanlı’nın eline geçmiş.1541 yılında Buda’nın Osmanlı’nın eline geçmesinin ardından kilise camiye çevrilmiştir.Kanuni Sultan Süleyman’ın Buda’ya giriş yaptığı gün ilk kez cami olarak kullanılmış , Muhteşem Süleyman Buda2nın alınmasından dolayı burada şükür namazı kılmıştır.Ancak yapının camiye çevrilmesi nedeni ile içindeki ikonlar kaldırılmış ,duvarlarındaki freskler alçı ile kaplanarak islami motifler ve ayetler ile süslenmiştir.145 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.

1686 yılında Osmanlı İmparatorluğunun Buda’dan ayrılmasının ardından , kilisedeki islami motifler ve işlemeler sökülmüş , alçıların altında kalan freskler tekrardan ortaya çıkmıştır.Eski fresklerin ve işlemelerin tekrar ortaya çıkarılabilmiş olması Türklerin bunları tahrip ettiğini değil , tam tersine korumak islami ortamdan uzak tutmak için sakladıklarını gösterir.

Mathias Kilisesi yüzyıllar boyunca Macar krallarının taç giydiği ve evlendiği yer olmuştur.19.yy’ın sonlarına kadar kilise defalarca onarımdan geçirilmiş.Kilisenin çatısı kilim desenli porselenlerle kaplı.Bu mistik yapı olağanüstü akustiği ile düğün organizasyonları ve benzeri etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

 

not : bir sonraki yazı Zincirli Köprü ve Peşte tarafı 🙂

 

 


Bir cevap yazın