Posted inSeyahat

BİR AVRUPA RÜYASI :)

Orta Avrupa Turu Notları      IMAG0588

Hiç aklımda yokken bir anda içinde bulunduğum rüya,adını kız kıza Avrupa koyduğumuz masal tadında bir hafta…
*Uçak bileti fiyatlarının düşmesi gibi bir çok sebepten dolayı, yurt dışı turların fiyatları da, seçenekler de gittikçe cazipleşiyor. Tur şirketlerinin kendi sitelerinde, dünyanın hemen her yerine düzenlenen paket turlar bulmak mümkün. bu turların büyük kısmı, 7-8 günde 3-4 ülke gezip-görme üzerine kurulmuş. Benim katıldığım turda böyle bir turdu.

IMAG0590

*Yurt dışına ilk kez çıkacak olanlara her zaman orta Avrupa turundan başlayın diye tavsiyede bulunulur.Daha önce Gürcistan’a gitmiştim o pek yurt dışı sayılmazdı :)Aslında orta Avrupa hiç aklımızda yoktu.Yunan adaları diye düşündük daha sonrada İtalya’ya karar verdik.Tur şirketine gitmeden bir gün önce  bu kararımız değişti,tek ülke görmek yerine birçok ülkeyi görmek mantıklı geldi,biraz daha ağır bastı 🙂 sonuç olarak 8 günde Çek Cumhuriyeti,Macaristan,Avusturya,Slovakya Almanya ‘yı görme fırsatı buldum.bu ülkelerdeki ve şehirlerdeki, gezi notlarıma, gezip görülecek yerlere, yeme-içme, ulaşım, konaklama gibi tavsiye niteliğinde her şehir için ayrı bir yazıya yer vereceğim.ancak bu gibi paket turlarla seyahate çıkacaklar ve özellikle orta Avrupa’ya gidecekler için de bazı temel bilgiler, ipuçları vermek istiyorum.Bu yazıyı tamamen buna ayıracağım

*Öncelikle, bu gibi turlar, işi mümkün olan en ucuza planlandığından, hiç bir zaman lüks bir şey beklemeyin. buna rağmen, benim Prag’ta da,Budapeşte’de kaldığım iki otel de, ödenilen paraya göre gayet iyiydi. burada anahtarınız fiyat / performans kıyaslaması olsun. unutmayın ki, kaldığınız otelin gecelik ücreti kişi başı 20-30 euro’ya geliyor. Rahatına çok düşkün biri olmadığım için oteldeki oda temizse benim için sorun yok 🙂

*Rehberlik konusunda, benim katıldığım turda bir sıkıntı yoktu. indiğimiz hava alanında, çıkışta rehberimiz bizi karşıladı ve turun sonuna kadar da yakından ilgilendi. (rehberimizin ismi Serdar Üzam .Son derece bilgili bütün ülkelere hakimdi,sorduğum her soruyu itinayla cevapladı.Rehberle seyahat etmenin belki de en büyük avantajı, para bozdurma konusunda kazıklanma riskinizin en aza inmesi. para birimi euro olan ülkelerde zaten sorun yok ama ülkenin kendi parası geçerliyse, sizin de üzerinizde dolar ya da euro değil de, türk lirası varsa, kendi başınıza bozdurmaya kalktığınızda hem kur farkından dolayı, hem de komisyon adı altında, ciddi zarar edersiniz. bunun için, nereye seyahat ederseniz edin,mümkünse ülkenizden çıkmadan önce paranızı dövize çevirin.eğer bunu yapamıyorsanız, örneğin az gidilen bir ülkeyse, paranızı türkiye’de euro ya da dolara çevirin, o ülkede de kendi para birimlerine… eğer rehberiniz varsa, size en güvenli biçimde nerelerden döviz çevirebileceğinizi, nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacaktır.

*Rehberin ikinci avantajı, “panoramik tur” denilen, hızlandırılmış şehir turları… bu turda, önce belli bir güzergaha kadar, otobüsün içinde gezerken, rehberiniz size bilgi veriyor. daha sonra, bir noktada inerek yürüyerek devam ediyorsunuz. burada da, önemli noktaların önünde duraklayarak bilgi veriyor. daha sonra ise serbest zamana geçiliyor. şuna dikkat : panoramik turlarda hiç bir zaman belirtilen katedral, klise, saray, müze gibi yerlerin içine girilmez! önünde, bahçesinde genel bilgi verilir ve geçilir. bu yüzden, özellikle gezmek istediğiniz yerleri ayrı not edin, yerlerini aklınızda tutun ya da harita üzerinde işaretleyin.

*Bu tür paket turlarda, ekstra, ücretli geziler, programlar da yapılıyor. örneğin benim katıldığım turda, ektra tekne turu (40 €), çek gecesi eğlencesi (60 €), dresden turu (75 €), meyhane eğlencesi (50 €), viyana balesi (60 €), çigan gecesi eğlencesi (45 €), tuna nehri tekne turu (40 €) gibi seçenekler vardı. eğer hepsine birden gitmek isterseniz, belli bir indirim yapılıyordu Baştan dediğim gibi bu turlar tamamen tercihe bağlı ama ne olursa olsun gruptan ve rehberden inceden bir mahalle baskısı yiyorsunuz. Almanya için o baskıdan fazlasıyla yedim 🙂  ekstra turlara katılmayanlar, o süreyi serbest zaman olarak kullanıyor. şehirde geziyor ya da otelde kalıyor.

*Turun satın aldıktan sonra yaklaşık 3 ay gibi bir vaktim vardı,bu süre içerisinde düzenli olarak blogları okudum.Öyle ki gittiğim ülkeleri gitmeden öğrendim:)Bu bloglar sayesinde inanılmaz güzel bilgiler edindim, hem de şehirler hakkında çok faydalı ipuçları.Hangi şehirde nereler gezilir, o yerlere nasıl gidilir, nerede ne yenir, ulaşım sorunu nasıl çözülür gibi konularda en ince detayına kadar çok şey öğrendim bu bloglardan.

*Yurt dışında telefon hattımı hiç kullanmadım. Otellerdeki kafelerdeki wi-fi fazlasıyla işimi gördü.Yanıma ipadimi almıştım, ipad’ime üç şehrin de hem metro-otobüs, hem de genel haritalarını indirmiştim. Aslında fazla gerek de kalmadı,turistler için broşür tipi el haritaları fazlasıyla işimi gördü. (otellerde bulabilirsiniz.)

*Son olarak; biraz da Orta Avrupa’ya genel bir kaç tavsiye vereyim. öncelikle, eğer kış aylarında gidecekseniz, yanınıza en kalın montunuzu, eldivenlerinizi, atkınızı alın.Eğer benim gibi çok üşüyen biriyseniz abartın, termal çorap falan alın 🙂 zira soğuk çok soğuk .Ayrıca yanınıza mutlaka grip ve soğuk algınlığına karşı bir ilaç, boğaz ağrısı, öksürük için bir boğaz pastili alın. Oralarda eczane bulmak ayrı dert, eczacıya derdini anlatmak ayrı dert. Sonra benim gibi tura katılanlardan ilaç istersiniz sağolsun doktor hanım 8 yaşındaki oğlunun ilaçlarından bana temin etti,çabucak toparladım 🙂

Tavsiyelerim şimdilik bu kadar,ayrıntılı olarak şehirleri teker teker yazacağım.inşallah bu kadar uzun süre ara vermem 🙂 yazarken çok dikkat etmeye çalışıyorum ama yinede sürçü lisan ettiysem affola keyifli okumalar 🙂


no responses

Tanet için bir cevap yazın Cevabı iptal et