Posted inSeyahat

AMSTERDAM MÜZELERİ

Amsterdam’ı tek bir yazıya sığdırmam mümkün değil, bu bölümde Amsterdam’ın meşhur müzeleri  hakkında bilgi vereceğim. Amsterdam’a en az 2 gününüzü ayırmanızı tavsiye ederim 🙂

    ANNE FRANK EVİ MÜZESİ:

dubman.com_.jpg

Anne Frank ve ailesinin Nazi işgali sırasında saklandığı ev. Amsterdam’ın en bilinen karakterlerinden olan  Anne Frank’ın ailesi Almanya’da Yahudilere karşı artan baskıya dayanamayarak 4 yaşındayken ailesiyle birlikte Hollanda’ya göç ederler. II.Dünya Savaşı ‘nın başlaması ve Hollanda’ya sıçraması Frank ailesinin saklanmaya karar vermesine neden olur. Anne  Frank’ın babası Otto Frank ‘ın iş yerinin üst katında , diğer 4 kişi ile birlikte iki yıldan fazla bir süre saklanırlar. Maalesef savaşın bitmesinden hemen sonra yakalanarak toplama kamplarına gönderirler. Çok yakın bir tarihe sahip olan bu olay,Anne Frank’ın saklandıkları süre boyunca tuttuğu günlüğün ortaya çıkmasıyla anlaşılır ve bu ev müzeye çevrilir. Müze girişindeki uzun bilet kuyruklarına girmek istemezsiniz giriş biletinizi internetten satın alabilirsiniz. Giriş  ücreti 9 Euro  🙂

 

 VAN GOGH MÜZESİ : 

amsterdam_vangoghm

Van Gogh Müzesi dünyanın en önemli müzelerinden biridir. Hollandalı dünyaca ünlü ressam Van Gogh’un eserlerinin yer aldığı ulusal müze her yıl milyonlarca kişiyi ağırlıyor. Van Gogh’un hayat hikayesi ile başlayan müze turu kendisinin harika eserleriyle devam ediyor.Müzede sergilenen eserlerin hepsi birbirinden özeldir ,sanatçının dünyaca ünlü tanınmış bazı eserleri müzenin en ilgi çekenleri arasında yer alır.

Eserlerin en önemlileri :

Arles’teki Yatak Odası (1888): Sanatçı bu çalışmasında, Arles’teki sarı evde, ev yaşamına uyum sağlama konusunda gösterdiği başarıyı kutlamıştır.

Günebakan Vazo (1888): Bu eser, sanatçının Arles’teki sarı ev için hazırladığı natürmort serisinden bir parçadır. Baskın sarı ve turuncu renkler, parlak açık ve mor fırça darbeleri ile zıtlık oluşturur

Buğday Tarlasındaki Kargalar (1890) : Van Gogh’un son eserlerinden biri olan bu resimdeki tehditkâr kargalar ve yeğin gökyüzü, sanatçının zihinsel ıstırabını yansıtır.

Patates Yiyenler (1885): Sanatçının ilk büyük komposizyonudur. Köylüleri, abartmadan, gerçekçi bir biçimde resmetmek isteyen sanatçı, umduğu başarıyı kazanamamıştır.

 

Yağmurdaki Köprü : Sanatçının Japon sanatına, özellikle de Utagawa Hiroshige duyduğu ilginin göstergesidir.

Kendi Portresi :  1887 yılında yaptığı bu resim, oto portrelerinin sonuncusu ve en başarılısıdır. Sanatçının özgün Pointilizm yorumu açığa çıkar.

Bunlar dışında Van Gogh Müzesi’nde birçok önemli eser sergilenmektedir. Eğer müze ve sanat galerileri vazgeçilmezleriniz arasındaysa müzeyi mutlaka listenize ekleyin. Bilet ücreti 14 Euro

 

BEJİNGHOF

22_big.jpg

14.yy dan kalma , etrafı apartmanlarla çevrili bu saklı cennet tam bir huzur yuvası.Daha önce bu bölgede dindar kadınlar yaşarken , şu anda yalnız kadınlar yaşamaktadır.Bahçenin içerisinde bir adet de kilise bulunuyor.Şehrin kargaşasından biraz uzaklaşmak için burada vakit geçirebilirsiniz.Çevreyi rahatsız edecek şekilde gürültü yapanlar burada uyarılıyor.Aman dikkat siz siz olun gürültü yapmayın 🙂

 

RİJKMÜSEUM

90767987.jpg

Hollanda’daki en büyük sanat ve tarih müzesi. Bu müze her yıl 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyor.Dünyaca ünlü ressamların bir çok tablosunu bu müzede bulabilirsiniz. Hollanda tarihini yakından keşfedeceğiniz yerlerden biri . 80 galeride , 8000 den fazla eser bu müzede bulunmaktadır.Merkez istasyonundan 2 ve 5 nolu tramwaylar ile bu bölgeye ulaşabilirsiniz.Meşhur Amsterdam yazısını bu müzenin önünde bulabilirsiniz. Bu arada Amsterdam yazısı üzerinde fotoğraf çekilmezseniz Amsterdam’a gelmiş sayılmazsınız 🙂

 

IMG_5357.JPG

 

Yarın ki yazımda Amsterdam denilince akla gelen Red Light District ve Coffee Shop hakkında gözlemlerimi yazacağım. Müzeler kısmını tamamladıktan sonra Amsterdam da yolculuğa devam I LOVE AMSTERDAM  🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bir cevap yazın